1
1
1
1
1
1
1
1
1
1
1
1
Bushcraft101
Bushcraft101
Tris (1200 × 400 piksel)
Tris (1200 × 400 piksel)
Avantur Yolda
Avantur Yolda
albatros
albatros
previous arrow
next arrow

Tüm Kitaplarda %30 İndirim

200 TL VE ÜZERİ ALIŞVERİŞİNİZDE KARGO BEDAVA!


1001 Fıçı Bira – Ferhat Uludere

Doğup büyüdüğü kasaba dar geldiğinde yazar olmak hayaliyle İstanbul’a giden Feryat, geri dönüşlerinden birinde ilk aşkı Şehrazat ile karşılaşır. Bu karşılaşma henüz küllenmemiş duyguların alevlenmesine de sebep olur. Ancak hayatlar değişmiştir. Kasabanın saflığı şehrin acımasızlığıyla yüz yüze gelir. 

Ferhat Uludere ilk romanında, kasaba hayatının tekdüze hallerinin, alkolün yaşama ortaklığının, hüznün, aşkın, hayal kırıklıklarının ve iyi insanların hikâyelerini aktarıyor okura. Yazarın hayatından izler de taşıyan bu roman, Trakya kültürünün görünür olmasını sağlarken birlikteliğin, dostluğun, ait olmanın önemini de derinden hissettiriyor. 

Ferhat Uludere’nin yarattığı anlatı evreninin ilklerinden olan bu kitap, hem yazarla yeni tanışacak olanlar için hem de yazarın metinlerinin geriye doğru izini sürmek isteyenler için güzel ve doyurucu bir okuma deneyimi sunuyor.

Kör Nefret – Mustafa Şahin

Herkesin bir hikâyesi vardır. 

Bunlar, üzerinde yaşanılan toprakların hikâyelerinden de bağımsız değildir, siyasi dönüşümlerinden de.

Büyük resmin yansımaları her zaman köy ve kasabalarda yaşayacak alan bulur kendine. Hikâyeler, birbirinin içine geçer ve birbirini etkiler.

Mustafa Şahin, yeni romanında Tevfik Ağa ve Akbaş Hüsnü arasındaki hikâyenin torunlarına uzanan, kuşaklar arası yansımasını bir kasaba perspektifinden anlatıyor.

1980 darbesi sonrasına düşen zamanda tercihler, sınıflar, aşklar ve cinayetler okura eşlik ediyor.

Kasaba derin bir uykudayken havadaki sıkıntı yağmur olup boşalmış, yıldızlar ışığını yeniden saçmaya başlamıştı. Gökte asılı fener gibi duran yıldızlardan ikisinin sabaha karşı bir anda kaydığını ve söndüğünü Acemoğlu’ndan kalma köşkün yüksek bacasına tüneyen baykuştan başka kimse görmemişti.

İçimdeki Arketip – Kolektif

Canan Gökdağ, Aylin Aker, Faden Müge Mersin, Melis Tığrak, Müge Yücelsin, Reşat Eraltuğ

Bilge, Kâşif, Masum, Yaratıcı, Hükümdar ve daha niceleri…

Bunlar Carl Gustav Jung’un arketiplerinden bazıları. Başta yabancı gelebilir ama kişiliğimizin bir parçasını oluşturuyorlar. Çünkü onlar insan kültürünü oluşturan yapıtaşlarından başka bir şey değiller. 

İçimdeki Arketip, içlerindeki yazma arzusuna gem vuramayıp zamanı kelimelerin arasında geçirmeyi seçenler tarafından hazırlandı. Onlar kelimelerin arasında bir yandan kendilerini ararken bir yandan da kendi yolculuklarının peşine düştüler. 

Bilge gibi gerçeği bulmaya çalışırken Kâşif gibi dünyayı keşfe çıktılar. Kahraman’ın cesaretini gösterip Asi’nin özgürlüğü sayesinde kendi öykülerini yarattılar. 

Şimdi onların yarattıkları maceralara tanık olma zamanı…

Banliyö Kıraathanesi – Murat Yaykın

Feşmekan, Çıyan, Kerkenez, Boncuk ve Kara… “Banliyö Kıraathanesi” tıpkı birçok müdavimi gibi onların da evi. Altmış küsur yıllık mekân, İstanbul’un “dönüşümü”ne meydan okur gibi, kendi hikâyesini bildiği bir dilden anlatıyor…

Karanlık adamlar gölgesinde geçmişin ağır yaşantısıyla hesaplaşma ve hatta beklediği kutudan çıkarılan intikam! 

Bir “kıraathane”, müdavimlerinin zenginliğiyle titreyen rayların ritminde konuşuyor; İstanbul mu dönüşen sadece? 1980 ve sonrası sadece bir tarih midir kitapların içinde? Aşk, adını duyunca bildiğimizi sandığımız bir masal mıdır?

Kıraathaneden koca bir “Merhaba.”